THE FORSAKEN (Solo Oyuncular Yeri)
-
Tüm solo oyuncular guildimize davetlidir.


**Britannia'nın vahşi topraklarında büyüyen Zel, hiçbir zaman savaş meydanlarının kahramanı olmadı. Onun tutkusu, insanların yaklaşmaya cesaret edemediği yaratıkların izini sürmekti. Çöllerdeki hızlı ostardlardan, derin ormanların gizemli yaratıklarına kadar sayısız binek evcilleştirdi. Yıllar boyunca birçok sunucuda dolaştı, ancak hiçbir yerde peşinde olduğu gerçekten eşsiz yaratıkları bulamadı. Dilden dile dolaşan efsaneler ona Eternia'da görülmüş en nadir ve en güçlü bineklerin yaşadığını fısıldıyordu.Bu söylentilerin peşinden Eternia'ya gelen Zel, yolunun Forsaken ile kesişmesiyle aradığı yuvayı buldu. Artık amacı altın ya da şöhret değil; Eternia'nın en değerli ve en nadir bineklerini bulup evcilleştirerek Forsaken'ın gücüne güç katmak. Günlerce dağlarda iz sürmesi, tehlikeli bölgelerde kamp kurması ve haftalarca tek bir yaratığın peşinden gitmesi onun için sıradan şeyler. Forsaken üyeleri bir gün uzaklarda efsanevi bir yaratık gördüklerini söylediklerinde, herkes bilir ki onu ilk aramaya çıkacak kişi Zel olacaktır.**

**Jasmine, yıllarını Yew'in derin ormanlarında geçirmiş bir tamerdi. Çoğu tamer nadir yaratıkları evcilleştirmek için günlerce iz sürerken, Jasmine farklı bir yol seçmişti. Avcıları takip eder, onların peşindeki yaratığı bulmasını bekler ve tam evcilleştirme anında saldırıya geçerdi. Zamanla Yew'de birçok tamer, nadir bir yaratık bulduğunda çevreyi kontrol etmeden işe başlamamayı öğrendi. Çünkü Jasmine'in gözüne takılan bir avı korumak neredeyse imkânsızdı.Bir gün denizcilerden Eternia hakkında hikâyeler duymaya başladı. Bu yeni dünyada daha önce görülmemiş bineklerin, tehlikeli av alanlarının ve onları korumaya çalışan güçlü loncaların olduğu anlatılıyordu. Aradığı meydan okuma tam olarak buydu. Eternia'ya gelir gelmez yolu Forsaken ile kesişti ve kısa sürede loncanın en korkulan avcılarından biri oldu. Bugün Forsaken adına hareket eden Jasmine, rakiplerinin haftalarca peşinden koştuğu yaratıkları onların ellerinden alarak loncasının gücüne güç katıyor. Eternia'da birçok tamer nadir bir yaratık bulduğunda sevinir; ancak Jasmine'in adını duyduğunda o sevinç yerini endişeye bırakır. Çünkü herkes bilir ki bazen en tehlikeli yaratık, evcilleştirilmeyi bekleyen değil, onu izleyen kişidir.**

**Parker, gençliğini Britain çevresindeki topraklarda geçirmiş bir savaş büyücüsüydü. Çoğu kişi ya kılıca ya da büyüye yönelirken, Parker ikisini birden ustalıkla kullanmayı seçti. Yıllar boyunca Britain yollarında dolaşan katilleri, haydutları ve masum avcıları hedef alan PK'leri avladı. Üzerindeki gösterişli ve nadir zırhlar sadece zenginliğinin değil, kazandığı sayısız düellonun da simgesiydi. Onu görenler önce şık görünümüne aldanır, ardından bir elinde ölümcül büyüler diğer elinde silahıyla karşılarında bulurlardı.Zamanla Britain'da avlayacak yeterli rakip kalmadığında, Parker'ın ilgisi Eternia'ya çevrildi. Bu yeni dünyanın güçlü savaşçıları ve tehlikeli bölgeleri onun aradığı meydan okumayı sunuyordu. Eternia'ya geldiğinde yolu Forsaken ile kesişti ve kısa sürede loncanın ön saflarında yerini aldı. Bugün Parker, Forsaken adına Britain bölgesinde devriye geziyor, masumları avlayan PK'lerin peşine düşüyor ve loncasının topraklarında korku salanlara nefes aldırmıyor. Eternia'da birçok kişi güçlü bir büyücüyle karşılaşmaktan çekinir, bazıları ise iyi bir savaşçıdan korkar; ancak Parker'ın karşısında duranlar, ikisinin aynı bedende birleşmesinin ne kadar ölümcül olabileceğini çok iyi bilir.**

**Kazma'Serseri, Minoc'un madenlerinde başlayan hayatını zamanla Sosaria'nın en tanınan zanaatkârlarından biri olarak sürdürdü. Çocuk yaşlarda eline aldığı ilk kazmadan sonra yalnızca maden çıkarmayı değil, o madenleri eşsiz eserlere dönüştürmeyi öğrendi. Blacksmith, Tailoring, Tinkering, Bowcraft ve Carpentry alanlarında ustalaşarak birçok savaşçının kullandığı silahları, zırhları ve özel ekipmanları üretti. Zamanla adı şehirlerden şehirlere yayıldı; bazıları onun yaptığı bir yay için haftalarca bekliyor, bazıları ise savaş öncesi son hazırlıklarını tamamlamak için kapısını çalıyordu. Sosaria'da "Eğer Kazma'Serseri yaptıysa kalitelidir." sözü zanaatkârlar arasında sıkça duyulur olmuştu.Ancak yıllar geçtikçe sıradan siparişler ona yetmemeye başladı. Ustalığını sınayacak daha nadir kaynaklar ve daha büyük projeler arıyordu. Tam bu sırada Eternia'nın eşsiz madenleri, egzotik kaynakları ve güçlü savaşçıları hakkında haberler aldı. Bu fırsatı kaçırmayarak Eternia'ya geldi ve yolu Forsaken ile kesişti. O günden sonra yalnızca bir zanaatkâr değil, Forsaken'ın demirhanesinin kalbi haline geldi. Loncanın savaşçıları en güçlü silahlarını, tamerleri en sağlam ekipmanlarını ve maceracıları en değerli araçlarını onun ellerinden alıyor. Bugün Eternia'da birçok kişi Forsaken'ın gücünden söz ederken, o gücün arkasındaki görünmeyen emeğin büyük kısmının Kazma'Serseri'nin örsünde şekillendiğini bilir.**

**CraftMonkey, gençliğini Moonglow'un kütüphanelerinde ve büyü akademilerinde geçirmiş bir büyü ustasıydı. Çoğu büyücü belirli bir okulda uzmanlaşmayı seçerken, o tüm yaşamını büyünün sınırlarını zorlamaya adadı. Günlerini eski parşömenleri inceleyerek, gecelerini ise tehlikeli deneyler yaparak geçirdi. Zamanla yalnızca güçlü bir mage değil, rakiplerinin hangi büyüyü kullanacağını önceden tahmin edebilen ve savaşın akışını tek başına değiştirebilen bir büyü ustasına dönüştü. Onun hakkında anlatılan hikâyelerde kılıçlardan ya da zırhlardan söz edilmezdi; çünkü CraftMonkey'in en ölümcül silahı zekâsı ve büyü bilgisi olmuştu.Yıllar sonra Eternia'da unutulmuş büyüler, kadim sırlar ve keşfedilmeyi bekleyen mistik bölgeler bulunduğunu öğrendi. Bu haberler onu diğer diyarlarda bırakıp yeni bir yolculuğa çıkmaya ikna etti. Eternia'ya geldiğinde yolu Forsaken ile kesişti ve kısa sürede loncanın en değerli büyücülerinden biri haline geldi. Bugün savaş alanlarında Forsaken saflarının arkasında duran birçok kişi, gökyüzünü aydınlatan büyülerin ve düşmanları çaresiz bırakan lanetlerin kaynağının CraftMonkey olduğunu bilir. O, Eternia'ya güç aramak için değil; henüz kimsenin çözemediği büyü sırlarını keşfetmek ve Forsaken'ın adını yalnızca savaşlarla değil, büyü tarihine kazınacak başarılarla da ölümsüzleştirmek için gelmiştir.**

**Malafalitiko, yıllarını Sosaria'nın en karanlık zindanlarında geçirmiş bir maceracıydı. Çoğu insan güvenli şehirlerde yaşamayı tercih ederken, o harabelerin, terk edilmiş mezarların ve ejderhaların hüküm sürdüğü mağaraların peşinden gidiyordu. Defalarca ölümle burun buruna gelmesine rağmen geri adım atmadı. En büyük tutkusu altın değil, kimsenin sahip olmadığı nadir eşyaları bulmaktı. Zamanla ejderha avcılığı ve hazine keşfi konusunda ün kazandı. Birçok kişi kayıp bir eser ya da efsanevi bir ganimet duyduğunda, Malafalitiko'nun çoktan onun izini sürmeye başladığını bilirdi.Bir gün Eternia hakkında duyduğu söylentiler hayatının yönünü değiştirdi. Bu yeni dünyada keşfedilmemiş zindanlar, güçlü ejderhalar ve henüz gün yüzüne çıkmamış sayısız hazine olduğu anlatılıyordu. Böyle bir fırsatı kaçırması mümkün değildi. Eternia'ya geldikten kısa süre sonra Forsaken saflarına katıldı ve loncanın en önemli keşif uzmanlarından biri haline geldi. Bugün Forsaken üyeleri değerli bir harita, gizli bir geçit ya da efsanevi bir ganimet haberi aldığında ilk akıllarına gelen isim Malafalitiko olur. Çünkü Eternia'da birçok kişi hazine arar, bazıları ejderha avlar; ancak çok azı Malafalitiko kadar derine inmeye ve en büyük ödüller için hayatını ortaya koymaya cesaret eder.**

**Zırtapoz, gençliğini Jhelom'un savaş alanlarında geçirmiş gerçek bir savaşçıydı. Büyüye hiçbir zaman ilgi duymadı; ona göre bir savaşın kaderini belirleyen şey cesaret, çelik ve tecrübeydi. Yıllar boyunca sayısız düelloya katıldı, güçlü rakiplerle karşılaştı ve her zaferinde adını biraz daha duyurdu. Özellikle Verite zırhlara karşı büyük bir hayranlık besliyordu. Parlak yeşil tonlarıyla tanınan bu zırhları yalnızca bir ekipman olarak değil, savaş meydanlarında kazandığı zaferlerin simgesi olarak görüyordu. Zamanla onu görenler, Verite zırhlarının arasında yürüyen bir savaş efsanesiyle karşı karşıya olduklarını anlamaya başladı.Ancak Zırtapoz için artık yeni rakipler ve daha büyük savaşlar gerekiyordu. Eternia'da güçlü savaşçıların, lonca savaşlarının ve durmaksızın süren çatışmaların yaşandığını duyunca hiç düşünmeden yola çıktı. Bu topraklarda yolu Forsaken ile kesişti ve kısa sürede loncanın ön saflarında yerini aldı. Bugün Forsaken sancağı altında savaşan Zırtapoz, büyülerin ve hilelerin değil, saf savaş gücünün temsilcilerinden biri olarak tanınıyor. Eternia'da birçok kişi savaşçı olduğunu söyler; ancak Zırtapoz'un karşısında duranlar, gerçek bir warrior ile sıradan bir dövüşçü arasındaki farkı çok kısa sürede öğrenirler.**

**Ben'Sucsuzum, savaş meydanlarından ve zindanlardan çok, sakin kıyıları ve yaratık çiftliklerini tercih eden biriydi. Yıllar boyunca çeşitli bineklerin yumurtalarını topladı, onları sabırla büyüttü ve içlerinden çıkacak en nadir türlerin peşine düştü. Birçok tamer vahşi yaratıkları evcilleştirmeye çalışırken, o henüz yumurtadan çıkmamış canlılarla ilgileniyordu. Günlerini kuluçka alanlarında geçirir, gecelerini ise deniz kıyısında balık avlayarak tamamlardı. Zamanla hem usta bir veteriner hem de deneyimli bir balıkçı olarak tanındı. Özellikle nadir binek yetiştirme konusundaki bilgisi, birçok maceracının yardım almak için kapısını çalmasına neden oldu.Bir gün Eternia'da daha önce görülmemiş binek türlerinin ve özel yumurtaların bulunduğunu öğrendi. Bu haber onun için kaçırılmayacak bir fırsattı. Uzun bir yolculuğun ardından Eternia'ya geldi ve yolu Forsaken ile kesişti. O günden sonra Forsaken'ın ahırları ve kuluçka alanları onun sorumluluğuna emanet edildi. Günlerini nadir yumurtaların bakımını yaparak, yeni binekler yetiştirerek ve fırsat buldukça Eternia'nın sularında balık avlayarak geçiriyor. Bugün Forsaken üyeleri yeni bir binek gördüğünde onu evcilleştirmek için tamerleri çağırır; ancak yumurtadan çıkacak en değerli yaratığın peşindeyse herkesin aklına aynı isim gelir: Ben'Sucsuzum. Çünkü bazıları yaratıkları yakalar, bazıları onları eğitir; Ben'Sucsuzum ise onları hayata kazandırır.**

**Lockpick, gençliğinden beri eski haritaların, gizli sandıkların ve unutulmuş hazinelerin peşinden koşan bir maceracıydı. Ancak onu diğer hazine avcılarından ayıran şey, tehlikeden kaçmak yerine ona doğru yürümeyi tercih etmesiydi. Bir elinde hazine haritası, diğer elinde büyü gücüyle yıllarca Sosaria'nın en karanlık zindanlarını dolaştı. Ejderhaların koruduğu odalara girdi, lanetli mezarları araştırdı ve birçok kişinin ulaşamadığı ganimetleri ortaya çıkardı. Güçlü bir warlock olarak düşmanlarını büyüleriyle alt ederken, gerektiğinde silahını da ustalıkla kullanıyordu. Onun için bir hazinenin değeri, ona ulaşırken verilen mücadeleyle ölçülürdü.Bir gün Eternia'da keşfedilmeyi bekleyen sayısız zindan, gizemli harita ve efsanevi ganimet bulunduğunu duydu. Böyle bir fırsatı kaçırması mümkün değildi. Eternia'ya geldikten kısa süre sonra Forsaken saflarına katıldı ve loncanın en önemli hazine avcılarından biri haline geldi. Bugün Forsaken üyeleri yeni bir hazine haritası bulduğunda ya da keşfedilmemiş bir zindanın haberi geldiğinde ilk çağrılan isimlerden biri Lockpick'tir. Çünkü o yalnızca sandıkların kilidini açmayı değil, o sandıklara ulaşmak için gereken savaşları kazanmayı da bilir. Eternia'da birçok kişi hazine arar, birçok kişi savaşır; Lockpick ise ikisini aynı anda yaparak Forsaken'ın zenginliğini ve şöhretini büyütmeye devam eder.**

**Baldron, Jhelom'un savaş kültürüyle büyümüş, hayatını kılıcına ve zırhına adamış bir savaşçıydı. Genç yaşlardan itibaren katıldığı düellolar ve savaşlarla adını duyurdu. Ancak onu diğer warriorlardan ayıran yalnızca gücü değildi. Baldron her zaman en iyi zırhları toplamaya, en kaliteli ekipmanları kullanmaya ve savaş meydanına kusursuz hazırlanmış şekilde çıkmaya önem verirdi. Ona göre bir savaşçı yalnızca güçlü değil, aynı zamanda görkemli görünmeliydi. Yıllar boyunca kazandığı zaferlerle hem servetini hem de şöhretini büyüttü; giydiği zırhlar birçok savaşçının hayalini süsleyen parçalar haline geldi.Bir süre sonra eski diyarlar Baldron için yetersiz kalmaya başladı. Daha güçlü rakipler, daha büyük savaşlar ve adını yeniden kanıtlayabileceği meydanlar arıyordu. Eternia'nın savaşlarla dolu dünyasını duyduğunda kararını verdi ve yeni macerası başladı. Burada yolu Forsaken ile kesişti ve kısa sürede loncanın en korkulan ön saf savaşçılarından biri oldu. Bugün Forsaken orduları çatışmaya girdiğinde Baldron çoğu zaman en önde yer alır. Parlayan kusursuz zırhı ve bitmek bilmeyen savaş azmiyle rakiplerine korku salarken, dostlarına güven verir. Eternia'da birçok kişi pahalı zırhlara sahip olabilir, birçok kişi güçlü olduğunu iddia edebilir; ancak Baldron, hem gücü hem de ihtişamıyla gerçek bir savaş efsanesi olarak anılır**

**Ricardo, yıllar boyunca Sosaria'nın dört bir yanında savaşmış, başına buyruk bir warrior olarak tanınırdı. Kuralları sevmez, emir almaktan hoşlanmaz ve çoğu zaman kendi planlarını uygulardı. Onu tanıyanlar, bir savaş başlamadan önce dostlarını mı yoksa düşmanlarını mı kızdıracağını asla tahmin edemezdi. Bazen yanlışlıkla kendi arkadaşlarının üzerine koşar, bazen de kendisinden kat kat güçlü rakiplere meydan okurdu. Sürekli tehditler savurur, herkese düello teklif eder ve çoğu zaman yere serilmesine rağmen birkaç dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi geri dönerdi. Ricardo'nun en dikkat çekici özelliği ise kaç kere ölürse ölsün asla pes etmemesiydi.Eternia'nın savaşlarla dolu dünyasını duyduğunda buranın tam kendisine göre bir yer olduğuna karar verdi. Yolculuğu sırasında Forsaken ile karşılaştı ve loncaya katıldı. Her ne kadar Forsaken üyeleri bazen Ricardo'nun ne yapacağını kestiremese de, savaş zamanı onun cesaretine her zaman güvenirler. Çünkü Ricardo geri çekilmeyi bilmez. Bugün Eternia'da birçok kişi onun tehditlerini ciddiye almaz, hatta çoğu zaman gülerek dinler. Ancak aynı kişiler kısa süre sonra Ricardo'nun gerçekten saldırdığını görünce şaşırırlar. Dostu da olsan, düşmanı da olsan Ricardo'nun bir gün sana meydan okuma ihtimali vardır. Forsaken içinde bile bunun bir şaka mı yoksa ciddi mi olduğunu kimse tam olarak çözebilmiş değildir. Ama herkes bir konuda hemfikirdir; Ricardo düşse de kalkar, ölse de geri gelir ve asla vazgeçmez.**

**Cacmik, sıradan tamerlerin peşinden koştuğu uysal ve itaatkâr bineklerle hiçbir zaman ilgilenmedi. Onun ilgisini çekenler, gördüğü herkese saldıran, kontrol altına alınması neredeyse imkânsız olan vahşi yaratıklardı. Yıllar boyunca çöllerde, bataklıklarda ve dağlık bölgelerde en saldırgan yaratıkların izini sürdü. Birçok kişi bu yaratıklara yaklaşmaya bile cesaret edemezken, Cacmik onların davranışlarını anlamayı öğrendi. Hatta bazıları evcilleştirilemese bile, onlarla kurduğu tuhaf bağ sayesinde hareketlerini yönlendirebiliyor ve öfkelerini istediği hedefe çevirebiliyordu. Bu nedenle onun adı, tamerlerden çok vahşi yaratıklarla birlikte anılmaya başladı.Bir gün Eternia'da daha önce görülmemiş saldırgan bineklerin ve ölümcül yaratıkların yaşadığını duyduğunda kararını verdi. Aradığı meydan okuma tam olarak buydu. Eternia'ya geldikten sonra yolu Forsaken ile kesişti ve kısa sürede loncanın en sıra dışı tamerlerinden biri oldu. Bugün Forsaken üyeleri tehlikeli bir bölgeye giderken yanlarında bir warrior ya da mage görmekten memnun olur; ancak Cacmik'in yanında dolaşan yaratıkları gördüklerinde çok daha rahat hissederler. Çünkü Eternia'da birçok kişi binek kullanır, bazıları onları evcilleştirir; fakat çok az kişi Cacmik gibi en vahşi yaratıkların bile yönünü değiştirebilir. Rivayetlere göre bazı yaratıklar onun emrinde değildir; sadece onun yanında savaşmayı tercih ediyorlardır.**

**Ben'Basit'adamım, diğer maceracılar gibi şan, şöhret ya da savaş peşinde koşmadı. Yıllarını laboratuvarlarda iksir tarifleri geliştirerek, çalışma masalarında büyü parşömenleri hazırlayarak geçirdi. Alchemy ve Inscription sanatlarında ulaştığı ustalık sayesinde birçok savaşçının ve büyücünün ihtiyaç duyduğu malzemeleri üretti. Başlarda yalnızca geçimini sağlamak için yaptığı bu iş, zamanla onu Sosaria'nın en varlıklı zanaatkârlarından biri haline getirdi. İnsanlar savaş meydanlarında zafer kazanırken, Ben'Basit'adamım sessizce üretmeye devam ediyor ve kazandığı serveti her geçen gün büyütüyordu. Onun için en büyük başarı, kimse fark etmeden arkasında güçlü bir ekonomi kurabilmekti.Bir gün Eternia'nın büyüyen dünyasında kaliteli iksirlere ve güçlü büyü parşömenlerine büyük ihtiyaç olduğunu öğrendi. Bu fırsatı değerlendirmek için yola çıktı ve kısa süre sonra Forsaken saflarına katıldı. O günden beri loncanın savaşçılarına iksir, büyücülerine parşömen sağlayarak görünmeyen kahramanlardan biri oldu. Savaşların ve maceraların dışında kalan zamanlarında ise Eternia'nın gölleri ve kıyılarında balık tutarak huzur buluyor. Bugün Forsaken üyeleri büyük bir savaşa hazırlanırken cephanelerini kontrol eder; ancak çoğu bilir ki kullandıkları iksirlerin ve büyü kağıtlarının büyük kısmı Ben'Basit'adamım'ın ellerinden çıkmıştır. Sessiz, sakin ve mütevazı görünse de Eternia'da birçok kişinin hayal edemeyeceği kadar büyük bir servetin sahibidir.**
-

**Tilt, Occlo'da yaşayan sıradan bir maceracı olarak hayatına başladı. Çevresindeki insanlar yıllardır deneyimli tamerlerin başarı hikâyelerini anlatırken, o yalnızca uzaktan izleyenlerden biriydi. Bir gün kendi kaderini değiştirmeye karar verdi ve elindeki kısıtlı imkânlarla ilk bineklerinin peşine düştü. Deneyimsizdi, birçok kez başarısız oldu ve çoğu zaman diğer tamerler tarafından küçümsendi. Ancak Tilt'in en büyük özelliği yeteneği değil, inatçılığıydı. Her başarısızlığın ardından yeniden deniyor, her düşüşten sonra tekrar ayağa kalkıyordu. Kısa sürede çevresindekiler onun henüz güçlü bir tamer olmadığını, fakat vazgeçmeyen biri olduğunu fark etmeye başladı.Eternia'nın nadir bineklerle dolu topraklarını duyduğunda, kendisini kanıtlamak için bundan daha iyi bir fırsat olamayacağını düşündü. Hiç tereddüt etmeden yola çıktı ve yolu Forsaken ile kesişti. Loncanın deneyimli tamerleri arasında henüz en güçlü isim olmasa da, belki de en hırslılarından biri olarak tanınıyor. Bugün Eternia'da birçok kişi Tilt'i yeni bir tamer olarak görüyor olabilir, ancak o kendisini kimseyle kıyaslamıyor. En nadir yaratıkların peşine düşüyor, tehlikeli bölgelerde saatler geçiriyor ve karşısına çıkan herkese meydan okumaktan çekinmiyor. Forsaken içinde birçok kişi onun gelecekte büyük bir tamer olacağına inanıyor; çünkü bazı savaşçılar yetenekle doğar, bazıları ise Tilt gibi saf azimle kendi efsanelerini yazar.**

**Muratkoyimtuart, Skara Brae'nin ormanlarında yetişmiş, hayatını okçuluk sanatına adamış bir savaşçıydı. Çoğu warrior kılıç ve balta kullanmayı tercih ederken, o her zaman mesafesini korumayı seçti. Kısa yaylardan ağır savaş yaylarına, hafif okçuluk ekipmanlarından ölümcül crossbowlara kadar eline geçen her menzilli silahı ustalıkla kullanmayı öğrendi. Yıllar boyunca avcılık yaptı, haydutları takip etti ve savaşlarda düşmanlarını daha onlar yaklaşamadan etkisiz hale getirdi. Rivayetlere göre Muratkoyimtuart'ın attığı bazı oklar hedefini bulmadan yere düşmezdi. Özellikle crossbow kullanmadaki yeteneği, birçok savaşçının onunla karşı karşıya gelmek istememesine neden oldu.Bir süre sonra eski topraklarda kendisini geliştirebileceği fazla rakip kalmadığını düşündü. Tam bu sırada Eternia'nın tehlikeli bölgeleri, büyük savaşları ve güçlü loncaları hakkında haberler aldı. Yeni meydan okumaların peşinden giderek Eternia'ya geldi ve yolu Forsaken ile kesişti. Kısa sürede loncanın en güvenilir menzilli savaşçılarından biri haline geldi. Bugün Forsaken savaşırken ön saflarda warriorlar yer alır, büyücüler arkadan destek verir; ancak düşmanlar çoğu zaman ilk darbeyi Muratkoyimtuart'ın yayından çıkan oklarla hisseder. Eternia'da birçok kişi ok kullanabilir, bazıları crossbow taşıyabilir; fakat çok azı Muratkoyimtuart kadar her menzilli silahı ölümcül bir ustalıkla kullanabilir. Forsaken saflarında onun oku hedefini bulduğunda, savaşın dengesi çoğu zaman değişmeye başlar.**

**Halikarnas, Moonglow'un büyü akademilerinde eğitim almış olmasına rağmen büyük bir büyücü olmayı hiçbir zaman hedeflemedi. Onun ilgisini çeken şey büyülerin kullanılması değil, yazılmasıydı. Yıllar boyunca eski parşömenleri inceleyerek Inscription sanatında ustalaştı ve en kaliteli büyü kağıtlarını üretmeye başladı. Başlangıçta küçük siparişlerle geçimini sağlarken, zamanla adı tüm Sosaria'da duyuldu. Savaşçılar, büyücüler ve loncalar uzun seferlere çıkmadan önce onun hazırladığı parşömenleri satın alıyor, birçok kişi ise kendi yazdığı büyü kağıtlarının kalitesine ulaşmaya çalışıyordu. Halikarnas savaş meydanlarında ün kazanmadı; ancak ürettiği parşömenlerle büyük bir servet edinerek adını duyurmayı başardı.Yıllar sonra Eternia'nın hızla büyüyen dünyasında büyü kağıtlarına ve zanaatkârlara büyük ihtiyaç olduğunu öğrendi. Yeni fırsatların peşinden giderek Eternia'ya geldi ve yolu Forsaken ile kesişti. Kısa sürede loncanın en önemli tedarikçilerinden biri haline geldi. Bugün Forsaken savaşçıları ve büyücüleri seferlere çıkarken kullandıkları sayısız büyü parşömeninin arkasında Halikarnas'ın emeği bulunur. O savaş meydanlarında en önde görünmese de, Forsaken'ın gücüne sessizce katkı sağlayan isimlerden biridir. Eternia'da birçok kişi altın kazanır, bazıları şöhret peşinde koşar; Halikarnas ise mürekkep, parşömen ve sabırla kurduğu serveti her geçen gün biraz daha büyütmeye devam etmektedir.**

**Delarren, Sosaria'nın en tanınmış savaşçı ailelerinden biri olan Aggressive Hanesi'nin üst düzey komutanlarından biri olarak yetişti. Aggressive ailesi yıllardır savaş meydanlarında, lonca çatışmalarında ve büyük kuşatmalarda adından söz ettiriyordu. Delarren ise genç yaşlardan itibaren ailesinin adını taşımaya layık olmak için sayısız savaşa katıldı. Kılıç kullanmadaki ustalığı, disiplinli yapısı ve savaş alanındaki liderlik yeteneği sayesinde kısa sürede ailenin önemli isimlerinden biri haline geldi. Birçok savaşçı zafer için savaşırken, Delarren her zaman Aggressive isminin saygınlığını korumak için mücadele etti. Zamanla ailesinin sancağını taşıyan en korkulan warriorlardan biri olarak anılmaya başladı.Ancak Delarren'ın hedefleri yalnızca eski topraklarla sınırlı değildi. Eternia'da yeni savaşların, güçlü loncaların ve yazılmayı bekleyen yeni destanların olduğunu duyduğunda bu fırsatı değerlendirmeye karar verdi. Uzun yolculuğunun sonunda yolu Forsaken ile kesişti ve burada kendisine yeni bir amaç buldu. Bugün Delarren Aggressive, Forsaken'ın ön saflarında savaşırken bir yandan da Aggressive ailesinin mirasını Eternia'da yaşatıyor. Savaş alanında sakin ve disiplinli görünse de, çatışma başladığında rakiplerine nefes aldırmayan bir savaş makinesine dönüşüyor. Eternia'da birçok warrior güçlü olabilir, ancak Delarren'ın taşıdığı isim, tecrübe ve savaş geleneği onu sıradan bir savaşçıdan çok daha fazlası haline getiriyor. Forsaken saflarında onun gelişiyle birlikte yalnızca bir warrior değil, köklü bir savaş hanesinin temsilcisi de Eternia'ya adım atmış oldu.**
-
mükemmelsin !
-

**Tilt, Occlo'da yaşayan sıradan bir maceracı olarak hayatına başladı. Çevresindeki insanlar yıllardır deneyimli tamerlerin başarı hikâyelerini anlatırken, o yalnızca uzaktan izleyenlerden biriydi. Bir gün kendi kaderini değiştirmeye karar verdi ve elindeki kısıtlı imkânlarla ilk bineklerinin peşine düştü. Deneyimsizdi, birçok kez başarısız oldu ve çoğu zaman diğer tamerler tarafından küçümsendi. Ancak Tilt'in en büyük özelliği yeteneği değil, inatçılığıydı. Her başarısızlığın ardından yeniden deniyor, her düşüşten sonra tekrar ayağa kalkıyordu. Kısa sürede çevresindekiler onun henüz güçlü bir tamer olmadığını, fakat vazgeçmeyen biri olduğunu fark etmeye başladı.Eternia'nın nadir bineklerle dolu topraklarını duyduğunda, kendisini kanıtlamak için bundan daha iyi bir fırsat olamayacağını düşündü. Hiç tereddüt etmeden yola çıktı ve yolu Forsaken ile kesişti. Loncanın deneyimli tamerleri arasında henüz en güçlü isim olmasa da, belki de en hırslılarından biri olarak tanınıyor. Bugün Eternia'da birçok kişi Tilt'i yeni bir tamer olarak görüyor olabilir, ancak o kendisini kimseyle kıyaslamıyor. En nadir yaratıkların peşine düşüyor, tehlikeli bölgelerde saatler geçiriyor ve karşısına çıkan herkese meydan okumaktan çekinmiyor. Forsaken içinde birçok kişi onun gelecekte büyük bir tamer olacağına inanıyor; çünkü bazı savaşçılar yetenekle doğar, bazıları ise Tilt gibi saf azimle kendi efsanelerini yazar.**

**Muratkoyimtuart, Skara Brae'nin ormanlarında yetişmiş, hayatını okçuluk sanatına adamış bir savaşçıydı. Çoğu warrior kılıç ve balta kullanmayı tercih ederken, o her zaman mesafesini korumayı seçti. Kısa yaylardan ağır savaş yaylarına, hafif okçuluk ekipmanlarından ölümcül crossbowlara kadar eline geçen her menzilli silahı ustalıkla kullanmayı öğrendi. Yıllar boyunca avcılık yaptı, haydutları takip etti ve savaşlarda düşmanlarını daha onlar yaklaşamadan etkisiz hale getirdi. Rivayetlere göre Muratkoyimtuart'ın attığı bazı oklar hedefini bulmadan yere düşmezdi. Özellikle crossbow kullanmadaki yeteneği, birçok savaşçının onunla karşı karşıya gelmek istememesine neden oldu.Bir süre sonra eski topraklarda kendisini geliştirebileceği fazla rakip kalmadığını düşündü. Tam bu sırada Eternia'nın tehlikeli bölgeleri, büyük savaşları ve güçlü loncaları hakkında haberler aldı. Yeni meydan okumaların peşinden giderek Eternia'ya geldi ve yolu Forsaken ile kesişti. Kısa sürede loncanın en güvenilir menzilli savaşçılarından biri haline geldi. Bugün Forsaken savaşırken ön saflarda warriorlar yer alır, büyücüler arkadan destek verir; ancak düşmanlar çoğu zaman ilk darbeyi Muratkoyimtuart'ın yayından çıkan oklarla hisseder. Eternia'da birçok kişi ok kullanabilir, bazıları crossbow taşıyabilir; fakat çok azı Muratkoyimtuart kadar her menzilli silahı ölümcül bir ustalıkla kullanabilir. Forsaken saflarında onun oku hedefini bulduğunda, savaşın dengesi çoğu zaman değişmeye başlar.**

**Halikarnas, Moonglow'un büyü akademilerinde eğitim almış olmasına rağmen büyük bir büyücü olmayı hiçbir zaman hedeflemedi. Onun ilgisini çeken şey büyülerin kullanılması değil, yazılmasıydı. Yıllar boyunca eski parşömenleri inceleyerek Inscription sanatında ustalaştı ve en kaliteli büyü kağıtlarını üretmeye başladı. Başlangıçta küçük siparişlerle geçimini sağlarken, zamanla adı tüm Sosaria'da duyuldu. Savaşçılar, büyücüler ve loncalar uzun seferlere çıkmadan önce onun hazırladığı parşömenleri satın alıyor, birçok kişi ise kendi yazdığı büyü kağıtlarının kalitesine ulaşmaya çalışıyordu. Halikarnas savaş meydanlarında ün kazanmadı; ancak ürettiği parşömenlerle büyük bir servet edinerek adını duyurmayı başardı.Yıllar sonra Eternia'nın hızla büyüyen dünyasında büyü kağıtlarına ve zanaatkârlara büyük ihtiyaç olduğunu öğrendi. Yeni fırsatların peşinden giderek Eternia'ya geldi ve yolu Forsaken ile kesişti. Kısa sürede loncanın en önemli tedarikçilerinden biri haline geldi. Bugün Forsaken savaşçıları ve büyücüleri seferlere çıkarken kullandıkları sayısız büyü parşömeninin arkasında Halikarnas'ın emeği bulunur. O savaş meydanlarında en önde görünmese de, Forsaken'ın gücüne sessizce katkı sağlayan isimlerden biridir. Eternia'da birçok kişi altın kazanır, bazıları şöhret peşinde koşar; Halikarnas ise mürekkep, parşömen ve sabırla kurduğu serveti her geçen gün biraz daha büyütmeye devam etmektedir.**

**Delarren, Sosaria'nın en tanınmış savaşçı ailelerinden biri olan Aggressive Hanesi'nin üst düzey komutanlarından biri olarak yetişti. Aggressive ailesi yıllardır savaş meydanlarında, lonca çatışmalarında ve büyük kuşatmalarda adından söz ettiriyordu. Delarren ise genç yaşlardan itibaren ailesinin adını taşımaya layık olmak için sayısız savaşa katıldı. Kılıç kullanmadaki ustalığı, disiplinli yapısı ve savaş alanındaki liderlik yeteneği sayesinde kısa sürede ailenin önemli isimlerinden biri haline geldi. Birçok savaşçı zafer için savaşırken, Delarren her zaman Aggressive isminin saygınlığını korumak için mücadele etti. Zamanla ailesinin sancağını taşıyan en korkulan warriorlardan biri olarak anılmaya başladı.Ancak Delarren'ın hedefleri yalnızca eski topraklarla sınırlı değildi. Eternia'da yeni savaşların, güçlü loncaların ve yazılmayı bekleyen yeni destanların olduğunu duyduğunda bu fırsatı değerlendirmeye karar verdi. Uzun yolculuğunun sonunda yolu Forsaken ile kesişti ve burada kendisine yeni bir amaç buldu. Bugün Delarren Aggressive, Forsaken'ın ön saflarında savaşırken bir yandan da Aggressive ailesinin mirasını Eternia'da yaşatıyor. Savaş alanında sakin ve disiplinli görünse de, çatışma başladığında rakiplerine nefes aldırmayan bir savaş makinesine dönüşüyor. Eternia'da birçok warrior güçlü olabilir, ancak Delarren'ın taşıdığı isim, tecrübe ve savaş geleneği onu sıradan bir savaşçıdan çok daha fazlası haline getiriyor. Forsaken saflarında onun gelişiyle birlikte yalnızca bir warrior değil, köklü bir savaş hanesinin temsilcisi de Eternia'ya adım atmış oldu.**
@ZeL4Ever Baya güzel olmuş,özellikle görselleri aşırı beğendim. Hangi yapayzeka programını kullandınız acaba?
-
@ZeL4Ever Baya güzel olmuş,özellikle görselleri aşırı beğendim. Hangi yapayzeka programını kullandınız acaba?
@Caolard gpt plus, gemini plus
-

**Xexilia, Minoc'un atölyelerinde yetişmiş sıradan bir zanaatkâr gibi görünse de diğer craftçılardan tamamen farklı düşünüyordu. Çoğu usta, aylarca uğraşıp nadir bir eşya üretmenin peşindeyken Xexilia her zaman başka bir yol seçti. Ona göre gerçek servet birkaç pahalı üründe değil, binlerce ürünün sürekli satılmasındaydı. Bu yüzden günlerini demirhanelerde, marangozhanelerde ve üretim tezgâhlarının başında geçirerek durmaksızın üretim yaptı. Küçük kârlarla başlayan ticareti zamanla devasa bir servete dönüştü. Sosaria'da birçok kişi efsanevi eşyaların peşinde koşarken, Xexilia pazarın ihtiyaçlarını karşılayarak sessizce zenginleşti. Onun başarısı şanla değil, disiplin ve süreklilikle inşa edilmişti.
Bir süre sonra Eternia'nın hızla büyüyen ekonomisi dikkatini çekti. Yeni oyuncular, savaşlar ve gelişen ticaret ağı onun için büyük bir fırsat anlamına geliyordu. Bu nedenle tüm birikimi ve tecrübesiyle Eternia'ya taşındı. Burada yolu Forsaken ile kesişti ve kısa sürede loncanın ekonomik gücünün önemli parçalarından biri haline geldi. Forsaken savaşçıları savaşırken, tamerler avlanırken ve büyücüler maceralara atılırken; Xexilia üretmeye, stok yapmaya ve ticareti büyütmeye devam etti. Bugün Eternia'da birçok kişi nadir eşyalara sahip olabilir, ancak çok azı Xexilia kadar güçlü bir ticaret ağı kurabilmiştir. Forsaken'ın yükselişinde savaşçıların kılıcı kadar, Xexilia'nın durmaksızın çalışan üretim tezgâhlarının da payı vardır. Çünkü o, servetin tek bir büyük satışla değil, binlerce küçük kazancın birleşmesiyle oluştuğunu herkesten iyi bilir.**
-
Z ZeL4Ever bu başlıktan bahsetti
-
Guildiniz nerede acaba ?
-
@Loverman Trinsicde dostum. Üye alımını discorddan yapıyorum. Discord dan ZeL4Ever nickim.

**Ashley, Minoc'un dumanla kaplı atölyelerinde yetişmiş sıra dışı bir zanaatkârdı. Çoğu craft ustası silah, zırh veya günlük eşyalar üretirken onun ilgisini mekanik yaratıklar çekiyordu. Yıllar boyunca Tinkering sanatında ustalaşarak ölümcül golemler üretmeye başladı. Başlangıçta yalnızca kendi koruması için yaptığı bu yaratıklar zamanla büyük ilgi gördü. Güçlü savaşçılar, tüccarlar ve maceracılar onun ürettiği golemleri satın almak için sıraya giriyordu. Ancak Ashley'nin yalnızca sert bir yanı yoktu. Atölyedeki yorucu günlerin ardından ev dekorasyonları tasarlıyor, özel mobilyalar üretiyor ve birçok konağın iç tasarımını üstleniyordu. Sosaria'da bazıları onu "Golem Ustası", bazıları ise "Dekorasyon Hanımı" olarak tanıyordu.
Bir gün Eternia'nın büyüyen şehirleri, gelişen ekonomisi ve güçlü loncaları hakkında haberler aldı. Yeni müşteriler ve yeni projeler arayan Ashley, hiç vakit kaybetmeden bu topraklara geldi. Kısa süre sonra yolu Forsaken ile kesişti ve loncanın en değerli zanaatkârlarından biri haline geldi. Bugün Forsaken savaşçıları tehlikeli bölgelere giderken Ashley'nin ürettiği golemlerden destek alıyor, lonca üyeleri yeni ev sahibi olduğunda ise kapısını ilk çaldıkları kişi yine Ashley oluyor. Eternia'da birçok craft ustası vardır; ancak çok azı hem savaş alanlarında kullanılacak ölümcül makineler üretip hem de bir konağı saray gibi gösterecek kadar ince bir zanaat anlayışına sahiptir. Bu yüzden Ashley'nin adı Forsaken içinde yalnızca bir zanaatkâr olarak değil, bir usta eser yaratıcısı olarak anılır.**
-
@Loverman Trinsicde dostum. Üye alımını discorddan yapıyorum. Discord dan ZeL4Ever nickim.

**Ashley, Minoc'un dumanla kaplı atölyelerinde yetişmiş sıra dışı bir zanaatkârdı. Çoğu craft ustası silah, zırh veya günlük eşyalar üretirken onun ilgisini mekanik yaratıklar çekiyordu. Yıllar boyunca Tinkering sanatında ustalaşarak ölümcül golemler üretmeye başladı. Başlangıçta yalnızca kendi koruması için yaptığı bu yaratıklar zamanla büyük ilgi gördü. Güçlü savaşçılar, tüccarlar ve maceracılar onun ürettiği golemleri satın almak için sıraya giriyordu. Ancak Ashley'nin yalnızca sert bir yanı yoktu. Atölyedeki yorucu günlerin ardından ev dekorasyonları tasarlıyor, özel mobilyalar üretiyor ve birçok konağın iç tasarımını üstleniyordu. Sosaria'da bazıları onu "Golem Ustası", bazıları ise "Dekorasyon Hanımı" olarak tanıyordu.
Bir gün Eternia'nın büyüyen şehirleri, gelişen ekonomisi ve güçlü loncaları hakkında haberler aldı. Yeni müşteriler ve yeni projeler arayan Ashley, hiç vakit kaybetmeden bu topraklara geldi. Kısa süre sonra yolu Forsaken ile kesişti ve loncanın en değerli zanaatkârlarından biri haline geldi. Bugün Forsaken savaşçıları tehlikeli bölgelere giderken Ashley'nin ürettiği golemlerden destek alıyor, lonca üyeleri yeni ev sahibi olduğunda ise kapısını ilk çaldıkları kişi yine Ashley oluyor. Eternia'da birçok craft ustası vardır; ancak çok azı hem savaş alanlarında kullanılacak ölümcül makineler üretip hem de bir konağı saray gibi gösterecek kadar ince bir zanaat anlayışına sahiptir. Bu yüzden Ashley'nin adı Forsaken içinde yalnızca bir zanaatkâr olarak değil, bir usta eser yaratıcısı olarak anılır.**
@ZeL4Ever Discord'dan ekledim. Selamlar.